Günce

Bugün YeniOkul’dan Hazırlık sınıfı ve 2. Sınıf Permakamp'taydı.Su ile ilgili çalışmalarımız yavaş yavaş derinleşiyor. Bugün de arazideki doğal ve yapay sulak alanlarımızı dolaştık. Ancak sakin bir yürüyüştü diyemeyeceğim bu defa  Çamurlara bata çıka, birikintilerde, yapay gölette suyun içinde zıplaya zıplaya dolaştık çocuklarla. Suyu iliklerimize kadar deneyimledik diyebilirim aslında. Suyun içimizde doğal olarak oluşturduğu bir coşku var. 

Domda ekim biçim ve su hasadı alanı hazırlıkları devam ediyor. Suyla yakın temas çalışmalarımızdan biri olarak doma su oluklarından yollar yapmaya başladık. Yağmur suyu çocuklarla birlikte hazırladığımız düzenekten akarak bir kovada birikecek. Çocuklarla birlikte hazırladığımız bu düzenekle yağmur suyu hasat edeceğiz yani. Domun içinde yetişecek bitkiler bu su ile sulanacaklar. Bu düzenek için henüz daha çok çalışmamız gerekiyor. Düzenekte bazı keyifli oyunlar da geliştirmek istiyoruz. Hatta bazı bitkiler bile yetiştirebiliriz bu alanlarda diye planlıyoruz. Bakalım süreç bizi çocuklarla birlikte nereye götürecek?

Bugün Meşe Palamudu Okulu ile tatlı bir kış günü geçirdik. Hava güneşli ve ılıktı.Kendimizi biraz yavaşlatmaya çalıştığımız bir gündü. Bakmaya görmeye ve dinlemeye ayırdığımız bir gün.Arazideki sulak alanları gezdik. İzledik, suyu dinledik. Suya gelenleri, gidenleri, suyun çevresinde gezinenleri. Arazide dereye bağlanan hendeklere, hendeğin ucundaki mini gölete ve en nihayetinde bizim birlikte yaptığımız yapay göletimize baktık. Benzer bitkiler var mı? Bu su birikintilerinin rengi, dokusu nasıl? Benzer hayvanlar yaşıyor mu? Peki her hayvan çamuru sever mi? Bazı hayvanlar için göletimizi biraz temizlesek mi 

Her yeni okulun Permakamp ile buluşmasında bizi ayrı bir heyecan sarıyor. Çünkü yaptığımız ve yapmayı amaçladığımız şeyleri, tecrübelerimizi aktarabilmek, çocuklarımız için unutulmaz deneyimler yaratmak, eğitmenlerimiz için de Çocuklarımızla Doğa aracılığı ile farklı bir dilin varlığını kanıtlayabilmek için sabırsızlanıyoruz. Her okul başka bir macera. Çocuklar farklı. burada olup biteni algılamaları farklı. Öncelikle kısa bir oryantasyon. Kampa geliş biraz geç olursa tabii bu süre azalıyor. Fırsat bulup çocuklarımızı yerleşkemizin olanakları ve süprizleri ile karşılaşmalarına ortak olmaya çalışıyoruz. Bu karşılaşmaların onları açısından ne ifade ettiğini gözlemleyip buna göre bir ilerleme stratejisi belirliyoruz. Tabii sadece bir günlük ziyaretlerde bu kısıtlı miktarda oluyor. Her zaman söylediğimiz gibi aslında Doğa ile bağın oluşması biraz zaman, emek, tekrar gerektiriyor. Nerede olursa olsun eğtimenlerimize ve okullarımıza bu karşılaşmayı arttırmalarını önererek okulumuzun macerasına dönmek istiyorum.

Aslanlar ve Gökkuşağı sınıfları bugün Permakamp ‘ta “Ormanda yaşayan canlı izlerini arayamaya koyulduk. Bulduğumuz canlı izlerinin fotoğraflarını çektik. Domda çalışıp sebze ektik. Çiçek tohumları topladık.”Evet Evet ısınıyoruz birbirimize ormana, rehberimiz kara köpeğe, ıslağa, çamura...

Artık rutinimiz işliyor. İki gruba ayrılıyoruz. Bir grup ormana bir grup açık sınıfa.
Açık sınıf ekibi önce kısa bir serbest oyun zamanı yaptı bugün ve ardından oturup biraz kamp ve çevresinde karşılaşabilecekleri hayvanlarla ilgili konuştular, resim ve gözlem yaptılar.

Atölye Çocukevi ile birlikteydik geçtiğimiz cuma günü.
En mini mini grubumuz Atölye Çocukevi :)
2 yaş grubu öğretmenleri Senem'le birlikte arazide başbaşa dolaştılar bu seferlik.
Okula, sınıfa ve öğretmenine henüz alışan bir grup oldukları için ve okuldan çıkınca endişeleri daha çok arttığı için arazide serbest ve programsız bıraktık onları. Güne domda kitap okuyarak başladılar. Bir rahatlayıp bir kaygılandılar. Bazıları Permakamp gözlem defterine bir şeyler yaptı, bazıları hiç dokunmadı. Bizleri etraflarında gördüler ama henüz ortaklaşa bir şeyler yapmayı denemedik. Bu buluşmalık permakampla ilgili bir his edindiler, her biri kendi özel bakışına göre ayrı ayrı. Bir sonraki buluşmada bir adım daha yakın bir temasa gececeğiz, sonra bir adım daha, bir adım daha 

Bugün yine Mustafa Aykın ve Sultançiftliği okulları bizimleydi.

Permakamp’ın işi çok! Buğday ekilecek, sebze yatakları düzenlenip pazı tohumu atılacak, gölet derinleştirilecek...

Buğdayın tam ekilme zamanı gelmişti, zaten öğretmenler de buğdayı konuşmak istiyorlardı çocuklarla. Biz de bugün traktörü çağırdık araziye.

Meşe Palamudu Çocuk Evi üçüncü defa bizimleydiler.

Evet bu ilk aylarda sayacağım böyle tüm bu gelişleri. Çocuklar öyle hızlı adapte olup öyle güzel kullanmaya başlıyorlar ki Permakamp’ı hesaplayasım geliyor daha ne kadar zaman geçti ki diye..

Olağan akışımızda gruplara ayrıldık. Sabah ormana yürüyen grup yolda o kadar çok çeşit mantar gördüler ki dönüşte mantarlar üzerine konuşmadan edemediler. Büyük mantarlar küçük mantarlar rengarenk mantarlar...
Ormana zemini daha bir ıslak daha bir kaygandı güneş şansa bizi hala ısıtıyordu. Ama çocuklar birer dağ keçisine dönüşmeye başlamışlar bile ben kayıyorum onlar tırmanıyorlar pıtır pıtır  Ormana ormanlık alana tanışıklıkları nasıl bir hızla gelişiyor inanılmaz. Bunu gözlemleme fırsatı bulabilmek büyük bir keyfi. Ormanı yadırgama duygusu gün geçtikçe azalıyor bir merak bir heyecan bir tatlı telaş tırmanıyoruz ormanın derinliklerine. Ormandaki dinlenme noktamıza gelince herkes kendince etrafa bakınıyor. Sonra kısa bir kitap okuma sekansı. Ardından Permakamp’a dönüş yolu. Orman kaydıraklarından kaya kaya mantarlara baka baka.
Biz ormandayken kampta kalan grup açık sınıf çalışmasında hayvan yuvaları üzerine konuşmuşlar ve çalışmalar başlamışlar. 
Ardında Mutfak ekibi ve bahçe işleri ekiplerine ayrılmışlar. Mutfak ekibi bugün Nesrin’le galeta yaptılar. Çörek otlu ve kekikli. Bahçe ekibi dom’a giden yolun yapımına devam etmişler.

12..00 da tüm gruplar yemek masasının etrafında toplanıyoruz. Ardından bulaşıklarımızı yıkayıp yapılandırılmamış serbest oyun zamanına geçiyoruz saat 13.00’a kadar.

Sonra ormana yürümeyen ekip ormana, yürüyüş yapan ekip açık sınıfa. Yürüyüş yapan ekip ağırlıkla mantarla üzerine çalıştılar.

Sonra mutfağa galeta yapmaya gitti bir kısmı bir kısmı kesinlikle kendi kurdukları oyunu oynayacaklarını bildirdiler bana  iki kişide sebze yataklarında benimle birlikte çalıştılar. Bir sebze yatağını iyice temizleyip havalandırıp ardından pazı tohumlarını attık. Bu arada bir kaç böcek ve pek çok solucanı inceleme şansımız oldu. Ayrık otu ne onu konuştuk. Tohumların üzerini ince toprakla örttük. Tatlı uykular tohumlar. Sağalacakla büyüyün dedik 

 

Güneş Savaş

10-2017

 

5 kasım 2017 Permakamp Günü konusu duyurduğumuz gibi  Boza, kombucha çayı ve buğday suyu. Fermante içecekler serimiz devam etti yani. Ama standart bir Permakamp gününde birçok başka işte muhakkak planlanmıştır ya da ortaya o sırada çıkacaktır. Yapı ekibi domun içindeki platformun üretimini devam ettirdi. Buğday suyu şişelendi. Mutfakta haraket zaten hiç eksik olmuyor. Tüm bunların içinde toprağın nem seviyesi uygun olduğundan Bakla Bezelye ekimi yapabildik. Bunların dışında zaten çocukların kendilerine ait bir düzenleri var. Bize ise bu düzeni anlamak ve sürdürebilmeleri için onlara nasıl destek olabileceğimizi keşfetmek kalıyor. Önerilerimiz olabilir ama öneri kötü ise zaten pek ilgi görmez. İyi bir öneriye ise hiçbir çocuk hayır demez.

Sayfa 1 / 13

Haber Postası

captcha 

Twitter

It seems that module parameters haven't been configured properly. Please make sure that you are using a valid twitter username, and that you have inserted the correct keys. Detailed instructions are written in the module settings page.
DMC Firewall is a Joomla Security extension!