Bizim poi’lerimiz de böyle dönebilecek mi?

Bizim poi’lerimiz de böyle dönebilecek mi?

Bugün Poi’mizi yapmak ve buğdayımızı ekmek için buluştuk.
Sabah hava montları giydirecek, sobaları yaktıracak kadar soğuk. Neyse ki artık iki çatımız var ısınmak için. Biri pergola, biri de hazırlıkları devam eden Dom’mumuz. İkisinde de yaktık kuzinemizi. Sıcacık çayımız mis gibi kahvaltımız eşliğinde katılımcılarımızla birlikte tam vaktinde kurduk kahvaltı sofralarımızı. Kahvaltı sonrası muhtarımız katılımcılarımıza oryantasyon yaparken biz de koyulduk işlerimize.

Devamını oku
168 Hits
0 Yorum

Buğdaysuyu fermantasyonu da neymiş?

Buğdaysuyu fermantasyonu da neymiş?
Permakamp’da öğrendik bazı gıdaların fermante olduğunu ve bu gıdaların bağırsak floramızda yaşayan probiyotikleri besleyip bağışıklık sistemimizi güçlendirdiğini. Turşusundan, kefirine, kombu çayından bozaya hepsini tüketir, tükettirir olduk zaman içinde. Buğday suyu fermantasyonu yeni bir deneyim oldu bizim için. Atölyeye gelenler için eğitim sabahtan başladı, tarihçeden başlayıp herkesin görev aldığı keyifli bir üretim oldu tüm gün süren. Daha önce yapılan biraların tadımına katılsam da, başka yerde görevli olduğumdan yaşanan enstanteleri tek tek yazamıyorum. Yeni atalık tohumlarımız geldi bir taraftan. Tarım okumuş biri olarak ilk kez gördüm tohumluk pırasayı. Bir kısım çocuk seranın düzenlenmesine yardım ettiler. Hava şansımıza iltimas geçti bizlere. Kamp alanına vardığımızda 10 C olan sıcaklık kısa bir sürede 20’li derecelere yükseldi. Bazı çocuklarımız futbol oynamayı, bazı çocuklarımız açık havada ders yapılması için oluşturulduğunu sandığım platformda öğretmencilik oynamayı seçtiler. Mutfakta çalışan arkadaşlar harikalar yarattılar, her ne kadar türlüyü pişirdikleri toprak güveç kap çatlasa da, duruma soğukkanlılıkla müdahale ederek, bizlere yediğim en güzel yemekleri servis ettiler. Yapı grubunun çok işi var bu aralar. Dome’un çatısı akmasın, gerektiğinde zemin kullanabilsin diye bütün gün çalıştılar. Heyecanla beklediğimiz, ekmek fırınına vakit ayıramadılar. Bir balıkçıl kuşu gördük, çocuklarla derede. Öğrendik ki o balıkçıl kuşu genelde oralarda gezinirmiş. Kim bilir belki siz geldiğinde de oralarda olabilir ve tanıştırırız sizi. Permakamp’ın değişik yerinde farklı farklı oyunlar oynarken görüldü çocuklarımız. Sonbaharda en favori oyunlardan biri çamurlardan geçmekti sanırım. Bir ara kestane avına çıktılar çocuklar, o kadar eğlendiler ki gelecek kampa kestane toplama etkinliği koymak şart oldu. Bir arkadaşımızın getirdiği ev yapımı boza tek kelimeyle muhteşemdi. Kendisinden gelecek Permakamp günlerinden birinde boza atölyesi yapma sözünü aldık. En güzeli benzer arayışta olan kişilerle fikir alışverişinde bulunmaktı, gri su alanımız ve kompost tuvaletimiz oldukça ilgi çekti. Kamp sonunda yapılan değerlendirmelerde, bir yetişkin gözetiminde büyük çocuklar için biraz daha el becerilerini geliştirecekleri atölyelerde yapmaya karar vermemiz beni heyecanlandırdı. Burası Permakamp, biz burada çocuklarımızla hayal ediyor,
Hayal ettiklerimizi topluluk olarak gerçekleştiriyor,
Ve sonrasında bunun gururunu yaşıyoruz…
Devamını oku
231 Hits
0 Yorum

Bereketimiz Bol Olsun

Bereketimiz Bol Olsun
Neredeyse bitti Eylül ayı. Sonbahar yüzünü gösterdi. Sabah çadırdan kafamızı uzattığımızda her yer çiğ, sis ve montları giydirecek kadar soğuk. Bakalım bugün hava nasıl olacak derken güneş kendini öyle bir gösterdi ki, her yer çiçek açtı permakampta.
Artık gelenekselleşmeye başlayan aşure ve korkuluk şenliğimizi yaptık geçtiğimiz pazar. Çok çok kalabalıktık. Pek çok misafirimiz vardı farklı dillerden, farklı kültürlerden. Tüm gün çocuk cıvıltıları yükseldi gökyüzüne kampımızdan. Sevimli korkuluklar yaptık, koca bir kazan aşure kaynattık ve iyi dileklerde bulunduk. Biz çoğaldıkça aşuremize bereket geldi. Güneşli bir pazar günümüz mis gibi aşuremizi ve sevimli korkuluklarımızı yaparak geçti. Daha ne olsun ki?
Sabahın erken saatlerinde kamp sakinleri toplanmaya başladı. Çoook kalabalık olacağımız için upuzuuun sofralar kurduk. Kendi ürünlerimizin ve yerel üreticilerin ürünlerinin olduğu pazar yerimizi açtık. Sıcacık çayımız, mis gibi ekşi mayalı zeytinli ekmeğimiz, lezzetli peynirlerimi ve daha neler nelerin olduğu kahvaltımızı hazırladık.
Misafirlerimizi sıcacık bir karşılamayla ve nefis kahvaltımızla karşılamaya başladık. Çoğaldık çoğaldık… Kahvaltı sonrası tanışma ve oryantasyonun ardından takımlara ayrıldık. Aşure ekibi ve korkuluk ekibi, mutfak ekibi.
Aşure ekibi olarak önce güçlü bir ateş yaktık. Pişmesi 5 saat süren aşuremiz için ateşi güçlü tutmak ciddi bir işti. Aşurenin içine konacak malzemeleri ekip olarak el birliği ile hazırladık. İncirler kesildi, üzümler ve dutlar temizlendi, nar ve elmalar soyuldu, fındıklar ezildi. Susam, fındık ve tarçınlı mis kokulu sosumuz kavruldu. Aşuremizin pişmesine yakın küçücük eller kuru meyveleri kazana ekledi.
Mutfak ekibi pergolada öğle yemeği hazırlamaya koyuldu. Tabii ki bütün gün hiç bitmeyen çay servisi ile birlikte.
Korkuluk ekibi öğleden sonra yapılacak olan korkuluklar için ön hazırlıklarını tamamladı.
Öğle yemeği yine upuzuuun dolu dolup boşalan sofralarda sohbet muhabbet eşliğinde yendi. Tam bir şenlik havasında. Karnımızı doyurup, ağaçların altında ruhumuzu dinlendirdikten sonra programın ikinci bölümü başladı.
Bir tarafta aşure pişerken diğer tarafta korkuluk yapım ekibi işe koyuldu. Neşeli, becerikli ve bir o kadar da eğlenceli bir ekipti. Eski kıyafetler, kullanılmayan kumaşlar, ayakkabılar, atık malzemeler bir araya toplandı. Çocuklar önce korkuluklarının yüzünü tahtanın üzerine çizdi ve boyadı. Tahtalar daha sonra yardımcı büyükler tarafından tek tek kesilerek korkulukların yüzleri hazırlandı. Ardından saman ve tahta sopalarla iskeleti hazırlandı ve en zevkli kısmı olan giydirmesine geçildi. Korkuluklar bitince de hep birlikte bir geçit yaptılar aşure alanına. Hazırladıkları korkuluklarıyla birlikte yürürken miniklerin yüzlerindeki gülümseme ve gururu görmek paha biçilemezdi. Korkuluklar öyle sevimli oldular ki tarlaya gelen hangi kuşları korkutacaklar acaba? :)
Ve aşuremiz pişti. Herkes kazan başına! Günün sonunda kampımızın tüm katılımcıları toplaştık kazanın başına. Önümüzdeki sene için iyi dilekler dileyerek daldırdık kepçeyi, doldurduk kaselerimizi. Afiyetle yedik mis kokulu aşuremizi. Ardından da korkulukları alana ve araziye yerleştirdik. Arazimiz artık pek renkli, pek neşeli :)
Bir permakamp gününü daha, birlikte güzel bir günü paylaşmanın verdiği keyif, üretmenin, çalışmanın verdiği mutluluk ve tatlı bir yorgunlukla, misafirlerimizi tekrar görüşmek üzere uğurlayarak kapattık.
Bereketimiz bol olsun :)
25.09.2017
Devamını oku
0 Hits
0 Yorum

Rüzgar gibi geçti, bir aşure günü ve geleneksel korkuluk yürüyüşü...

Rüzgar gibi geçti, bir aşure günü ve geleneksel korkuluk yürüyüşü...
Geçen sene tesadüfen bir arada yaptığımız iki etkinlik hafızamıza kazınmıştı. Bu senede katılımcılara, çocuklarımıza ve içimizdeki çocuğa aynı mutluluğu yaşatmak için kolları sıvadık.
Heyecanlıydık, aşure için önceden hazır edilmesi gereken birçok malzeme vardı. Odun ateşinin yanına kurulan masada, aşureye katılacak malzemeler çoluk çocuk herkesin yardımı ile son haline getirildi ve malzemeler sırasıyla vakitleri gelince, kaynayan kazana bir şölen edasıyla atıldı. Her katılan malzeme ile aşuremiz daha güzel kokmaya başladı.
Korkunç olmayan korkulukların yapımı da bir o kadar neşeliydi. Herkes evdeki fazla ya da eski kıyafetlerini korkuluk yapımı için getirmiş, bu amaçla oluşturduğumuz platformun üzerine yığmıştı. Önce tahta parçalarına çocuklar tarafından birbirinden ilginç yüzler çizildi. Çizilen yüzler korkuluklarımızın yüzüne dönüşecek şekilde kesilirken, çocukların heyecanı görülmeye değerdi. Sırıklarla gövdeler oluşturulup kıyafet giydirilmesi ve kıyafetlerin içine saman doldurulması kısmı tamamen çocukların hayal gücüne kaldı. Kimisi korkuluğun ayağına çizme bile giydirirken, kimisi sadece ahşap bırakmayı tercih etti.
Tam korkuluklar tamamlanmışken aşure ekibimizden aşurenin hazır olduğu bilgisi geldi ve korkuluklar geleneksel yürüyüşlerini yaparak teker teker aşure kazanının yanında yerini aldı. Çocukların, korkuluklarının yanındaki gururlu duruşları görülmeye değerdi.
Aşure kazanından kepçe kepçe aşureler dağıtıldı. Sanırım aşure mi çok güzeldi yoksa ortamdan mı etkilendik bilemiyeceğim. Ortak kanı yediğimiz aşure sıcaktı ve yediğimiz en güzel aşureydi.
Bunların dışından neler mi oldu, her seferinde farklı ve keyifli bir günün yaşandığı klasik bir Permakamp günüydü. Çocuklar sabahtan akşama kadar kah zip-line, kah ağlar, kah arada toprağı kazarak, kah şu an araba görünümlü eski apollo 13’ümüzle kendi hayal güçleri onları nereye götürürse oraya gittiler, günün sonunda arabada uyuya kalıp ertesi sabaha kadar uyanmadılar.
Bense Permakamp gününü elimde böğürtlen lekeleri ile bitirdim. Bir böğürtlen çalımızda bol miktarda böğürtlen olduğunu keşfedince, çocuklarla toplamamız kaçınılmazdı. Gitme saati geldiğinde, ancak tekrar geleceğimiz sözü ile ayaklarımızı sürüye sürüye ayrıldık kamptan.
25 Eylül 2017
Devamını oku
325 Hits
0 Yorum

27-28 Mayıs 2017 Permakamp ve Kafamdaki Yolculuk

Çadır kurup iki gün kaldığımız Permakamp’tan, yorgun bir beden ama tatmin olmuş bir ruhla dönünce paylaşmak istedim neleri farkettiğimi.

Olağan bir Permakamp hafta sonuydu, birçok ilk barındıran.

Hayatımda ilk kez bezelye ve bakla topladım, kuru tarım neymiş tam olarak anladım. Akşam ateşbaşında mısır patlatıp, yeni topladığımız bezelyeleri leblebi misali tüketirken edilen sohbet keyifliydi. Çocuklar bir süre sonra çadırlarında uykuya çekilirken geç saatlere kadar konuştuk, dertleştik.

Devamını oku
177 Hits
0 Yorum

Ruhumuzda Kalan İzler

Ruhumuzda Kalan İzler

Ruhumda izlerle döndüm, bu haftasonu Permakamp’dan.

Çocuklarımla beraber güçlendim. Güçlendik...

Sağanak yağış altında çocuklarla sığınılan mutfak da yağmur sesi dinlemek,

Sobada kurutulan ayakkabılar,

Bitkilerin renklere, renklerin yaprak desenlerine dönüştüğü Beste’nin iki günlük atölyesi,

Kamp ateşinin çıtırtıları eşliğinde Sait Faik Abasıyanık’ın öykülerini konuşmak, yorumlamak,

Çadırlarda uyuyup, kuş sesleri ile yeni güne uyanmak,

Devamını oku
330 Hits
0 Yorum

23 Nisan 2017 Geleneksel Permakamp Pikniği

23 Nisan 2017 Geleneksel Permakamp Pikniği

23 Nisan önemliydi bizim için. İstedik ki çocuklarımız 23 Nisan gününü doya doya koşarak, sağlıksız yiyeceklerden uzak, açık havada topraklanarak geçirsin.

Yağmurlu bir sabah uyanmamıza rağmen, bir gün evvelden hazırladığımız nevalelerimizi yüklenip düştük yola.

Havanın değişik süprizleri vardı bize. Zaman zaman sadece gömlekle kalıp, yeni ekeceğimiz mısırlar için tarlayı çabaladık. Kimi zamansa elimize kahve veya çay alıp üç kat polarla ancak ısındık. Kışı, sonbaharı ve ilkbaharı aynı anda tattığımız güzel bir gün oldu.

Yağmura uyanmamıza rağmen Permakamp’a geldiğimiz için mutlu olduk. Gelemeyen çocuklar için ise üzüldük. Geleneksel pikniğimize 100’ün üzerinde katılımcı çok sayıda çocuk kayıt yaptırmışken, az sayıda aile bu güzel günde bize eşlik edebildi.

Çocukları takip etmesi zorluydu. Yeni ağaç evlerine bayıldılar. Kimler düşündü kimler el verdi ise emeklerine sağlık. Gelen kıkırtıları duymasam, çocukların yerlerini tespit etmem mümkün olmayacaktı.

Devamını oku
672 Hits
0 Yorum

Bir Geodezik Dome Yapımı için Gidilen Güne Neler Sığdırılır...

Bir  Geodezik Dome Yapımı için Gidilen Güne Neler Sığdırılır...

Bir  Geodezik Dome Yapımı için Gidilen Güne Neler Sığdırılır...

“Dome’da nedir?” diyen varsa o bizim için daha önce geçen yıl gerçekleştirdiklerimiz gibi ağaçların üstünde ağlarda gezen çocuklar, zip line, karşı kıyıya geçebildiğimiz sal, üzeri kapanabilir kum havuzu, kum havuzunda manuel çocukların çalıştırdığı bir kepçe, tiny house ve daha niceleri gibi bir hayaldi.

Hani bir çoğumuzun bir yerlerde görüp ne kadar güzelmiş deyip özendiğiniz, ya da ah şimdi söyle bir yer olacaktı burada deyip arka plana attığınız fikirler var ya, öyle bir fikirdi başta.

Arkadaşlarımızdan biri diğerlerinde olduğu gibi bir yerlerde görmüş, resimlerini bizimle paylaşmıştı. Permakamp ahalisi fikri sevmiş, özellikle kışın başta sera olmak üzere çok amaçlı kullanılabilecek Dome gibi kapalı bir mekanı gerçekliğe dönüştürmek için kolları sıvamıştı.

Çok kısa bir sürede gönüllü vakit ayıran arkadaşların çabaları ile imalat tamamlanmış (bu da başka bir hikaye tabi), bütün parçalar Permakamp’a getirilmiş birleştirilmeyi bekliyordu bu hafta sonu.

Devamını oku
684 Hits
0 Yorum

Yıllardan 2017, Aylardan Şubat, Permakamp Permakamp :)

Yıllardan 2017, Aylardan Şubat, Permakamp  Permakamp :)

Günlerden 05 Şubat, hava yağmurlu sıradan bir kış günü. Permakamp arazisinin biraz düzenlenmesi lazım dediler. Yapabileceğimizi yaparız , baktık çocuklar çok üşüdü erken döneriz düşüncesiyle çıktık yola.

Uykulu uykulu arabaya bindirdiğimiz çocuklar, gözlerini kırpmadılar. Permakamp’tan akıllarında kalanları duydukça şaşırdık, anladık ki Permakamp’ı ve arkadaşlarını çok özlemişler. Acaba Permakamp’ın köpeklerini görecekler miydi? Büyük oğlum oyun oynamak yerine çalışmalara yardım edip edemiyeceğini, küçük olan sularla oynamak için izin istiyordu. Herkes kendi kafasında geçirmek istedikleri Permakamp gününü planlamaya başlamıştı bile.

Heyecanlı olduğumuz için bize uzun gelen yarım saatlik yol bittiğinde, arabadan inmek için yarıştılar. Yaklaşık bir senedir aralarında olmamıza rağmen, büyük birbirine bağlı bir ailenin kavuşması gibiydi halimiz. En az 10 aile yağmur çamur demeden gelmiştik.

Çocuklar hemen özlediklere yerlere koştular. Ağaç ev ve ağların sağlamlığını test ettiler. Tarlaya girdiler. Yetiştirdiğimiz bitkilerin son durumlarına baktılar.

Büyük oğlum ve arkadaşları solucanlara ev yapmaya karar verdi. Burada ilk öğrendikleri şeylerden biri solucanların dostumuz olduğu olmuştu. Geçen sene, sera kazılırken ortaya çıkan solucanları komposta götürmek için yarışmışlardı. Bir ara çamurdan yaptığı çanağı göstermek için yanıma uğradı, yakılan ateşte kuruttuktan sonra kullanıp kullanamayacağını sordu.

Devamını oku
1612 Hits
0 Yorum

Alerjinin tedavisi köy hayatı mı?

Otoimmün hastalıkların (bağışıklık sisteminin çok aktif olduğu ve dokuların kendine zara verdiği hastalıklar) genetik unsurlara bağlı olarak geliştiği bilinse bile, modern kentlerde görülme oranlarının artışı, bağışıklık sistemine zarar veren dış etkenlerin tehtidini gün yüzüne çıkartıyor. Bağışıklık sistemimiz, balık, yerfıstığı, toz, polen gibi birçok zararsız proteine yanlış anlamlar yüklüyor ve onları tehdit olarak algılıyor. Bizse bu yanlış algılamanın bedelini aksırma, kaşıntı, deride döküntü, solunum zorluğu, dudak ve dil şişmesi gibi rahatsızlıklarla, hatta hayatımızla ödüyoruz.
b2ap3_thumbnail_farmlife.png

Böyle bir yazıyı neden kaleme alıyorum? Çünkü, küçük oğlum Çınar'ın balık alerjisi var.

Devamını oku
Etiketlenen:
1276 Hits
2 Yorum

İki yıl sonra nerdeyiz?

İki yıl sonra nerdeyiz?

Bu sene arazide ikinci yilimizi bitiriyoruz.. Kurulan dostlukların, yakılan kamp ateşlerinin, soğuk günlerde beraber içilen sıcak çorbaların ikinci yılı.. Evrildik.. Kimi zaman gittiğimiz yolumuzdan çevrildik, bir yenisine girdik, sevindik, üzüldük, ama güzel bir yerdeyiz... Tam da o 'iyi ki başlamışız bu işe' dedirten, güzel yarınlar için umudumuzu canlı tutmaya yardım eden yerdeyiz. Zor gecelerin sabahında koşarak gidip ellerimizi toprağa gömdüğümüz yerdeyiz.. Yeşereceğini bilerek, yeşereceğini bilerek..

Devamını oku
898 Hits
0 Yorum

‘La kerrida’ dedik!!

‘La kerrida’ dedik!!

Toledo şehrinin balık halinin duvarında şöyle bir hikaye asılıdır:

''Malaga kıyılarında fakir bir Musevi balıkçı yaşamaktaydı. Adı Behmuaras, soyadını ise bilmiyoruz. Şimdiye dek kaydına da hiç rastlanmadı. İşte bu balıkçı her gün balığa çıkar, tuttuklarının yarısını satar, diğer yarısını da eve, ailesine götürürdü. Üç çocuğu vardı ve en küçükleri en çok torik balığını severdi. Balıkçı da onun torik balığı yemesine özellikle dikkat ederdi. Oysa bu balık her zaman yakalanamazdı, çünkü bunun için çok açılmak gerekirdi. 1326 yılının bir Sabat (cumartesi ve Museviler için kutsaldır) günü karısının tüm itirazlarına karşın, çocuğu için torik balığı avlaması gerektiğini söyleyerek yine balığa çıktı.

Devamını oku
Etiketlenen:
577 Hits
0 Yorum

Korkunc Olmayan Korkuluklar ve Mis Aşure

Korkunc Olmayan Korkuluklar ve Mis Aşure

Bu aralar her hafta sonu kampa giderken artık hava soğuyacak, artık bunlar son çadırda kalmalar diyoruz aramızda. Sonra bir bakıyoruz bir dahaki hafta da güneş gülüyor, hop haydi cadırları yine kur. Soğukta sıcakta, hele de yağmurda, çadırın tadı bambaşka..

Geçen hafta kampta çok kalabalıktık. Pek çok misafirimiz vardi, hava da çok güzeldi. Misafirlerimiz ve çocuklarımız çok keyiflilerdi.. Bir de koca bir kazan aşure kaynatıp yeni sene icin güzellikler diledik.. Bir pazar günü daha tatli nasıl olabilirdi ki?

Devamını oku
636 Hits
0 Yorum

29 Mayıs Pazar Günü Permakamp'ta Neler mi Yapıldı?

 Dün hayatımda ilk kez beden perküsyonu atölyesine katıldım.

Vücutlarımızı eğik büküp sesler çıkardık,

Özellikle birey olmanın dışına çıkıp, grup olarak yaptığımız çalışmalar dışarıdan nasıl göründü bilemiyorum ama kendim için güzel bir yolculuğa dönüştü.

Devamını oku
776 Hits
0 Yorum

Çocukların Gözünden Permakamp

Çocukların Gözünden Permakamp

Günlerden 06 Mart, Permakamp ‘a gidersek saat 3 gibi ayrılmak zorundayız. "Gitmeye değer mi?" soru baloncukları kafamızda, düştük yollara.

İyi ki de gitmişiz neler yapılmadı ki! Hiç sera görmemiş oğullarım ellerine çapaları alıp, çok olağan birşeymişcesine serayı tıraşladılar.

Devamını oku
Etiketlenen:
1091 Hits
0 Yorum

Bu sonbahar cırcır böceği değil, karıncayız!

Bu sonbahar cırcır böceği değil, karıncayız!
 Geçen hafta Permakamp'ta erişte günüydü.. Haftalardır kış hazırlıkları haftasonlarını planlıyorduk, ne de olsa artık okullar açılacak, grubumuzdaki arkadaşlar tatillerden, yazlıklardan İstanbul'a dönüş yapacaklardı. Kış da yaklaşıyordu, bu sonbaharda cır cır böceği değil, karınca olmayı planlamıştık. Hoş, sağolsun anneanne babaanneler, pek çoğumuzun kışlığını hazırlıyorlar bizim, ama insan erişteyi kendi kesince, tarhanayı kendi yoğurunca bu emanet bilgiyi çocuğuna da geçirebilecek olmanın güzel mutluluğunu yaşıyor.. Bir de herşey kalabalıkla güzel, daha keyifli.. 
Devamını oku
1489 Hits
0 Yorum

Havadar duştan, havalı duşa

Havadar duştan, havalı duşa

Bir branda, bir palet ve bir duş torbasından oluşan bol manzaralı eski duşumuzun yerine insanların gündüz de duş alabileceği, mahremiyete daha önem veren duşumuzu artık yapmaya karar verdik. Yapımını yaklaşık iki yarım günde tamamladığımız duşumuzun tasarımı ise neredeyse yarım gün sürdü. Usta bol olunca, yarım günde karar vermemize sevinmek lazım.

Hem alandan, hem de malzemeden kazanmak için duş ve soyunma kabinin birlikte yapmaya karar verdik. 1.4m x 1.4m ölçüsünün rahat hareket edebilmek için en uygun ölçü olduğunu düşündük. Kafayı en çok kabini nasıl toprağa sabitleyeceğimize ve su giderini nasıl tasarlayacağımıza yorduk.

Devamını oku
1775 Hits
0 Yorum

Küçük şeyler birleşince ... Permakamp

Küçük şeyler birleşince ... Permakamp

Küçük şeyler hepsi de küçücük şeyler.
Bizi yönlendiren, sevindiren, düşündüren.
Hep kısa anlar, mutluluklar ...

Devamını oku
2033 Hits
0 Yorum

Aman da ne zor imiş yar yar buğday hasadı..

Aman da ne zor imiş yar yar buğday hasadı..

Biz buğdayımızı yaklaşık 7 ay önce attık toprağımıza. Sarı buğday, Mustafa Ülgen'den ata tohumu.. Bolluk bereket olsun diye, içinde çocuklarımız koşsun diye, ata yadigarıdır, sahip çıkalım diye, kurda kuşa yem olsun, kalanı bize ekmek olsun diye, ekmeğimizin kıymetini daha da çok bilelim diye.. Tohumları attığımız ilk günün yazısı şurada:...

http://www.permakamp.com/tr/gunce/kurda-kusa-asa

Arazimizin susuz tarım yapacağımız kısmının yarısına buğday, diğer yarısına da bakla ve bezelye ekmiştik; toprağı besleyelim, azotu bağlayalım, o da bize bağlansın diye.. Attık ve unuttuk bu tohumları, geldik geçtik baktık: a yeşermişler, a büyüyorlar, başak mı o? daha başını eğmedi canııııım..

Devamını oku
1676 Hits
0 Yorum

Simone'den ünlü eko köy Sieben Linden'i dinledik

Simone'den ünlü eko köy Sieben Linden'i dinledik

Sieben Linden eko köyünden gelen ziyaretçilerimiz Simone Britsch ve ailesi ile bir akşam İstanbul'daki Cafe Canteen'de buluştuk. Sevgili Simone'nin nazik teklifi ile Sieben Linden eko köyünün hikayesini dinlemek üzere Permakamp ekibinin o hafta İstanbul'da olan kurucuları ile toplandık.

Bir yandan dünyanın en tanınmış eko köylerinden birinin nasıl kurulduğunu, nasıl yaşadığını, deneyimlerini dinlerken bir yandan da aklımızdaki soruları sorduk. Dünyadaki eko köyler ağı ve bu konuda bizim ne gibi girişimlerde bulunabileceğimiz konusunda fikir alış verişinde bulunduk.

Devamını oku
1793 Hits
0 Yorum

Haber Postası

captcha 

Twitter

It seems that module parameters haven't been configured properly. Please make sure that you are using a valid twitter username, and that you have inserted the correct keys. Detailed instructions are written in the module settings page.
Our website is protected by DMC Firewall!